Harita Teknolojileri Elektronik Dergisi

Son Sayı Arşiv

Makale Adı Gediz Grabeninin Doğu Kesimindeki Güncel Tektonik Hareketlerin GPS Ve Ps-InSAR Yöntemleri Kullanılarak Belirlenmesi; İlk Sonuçlar
Yazar Adı Fatih POYRAZa, Orhan TATARb, Kemal Özgür HASTAOĞLUa, İbrahim TİRYAKİOĞLUc, Önder GÜRSOYa, Fikret KOÇBULUT, Tarık TÜRK, Mehmet DEMİREL, Hüseyin DUMAN, Ahmet Faruk CİĞER, Didem GÜL
Adres Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Geomatik Mühendisliği Bölümü, 58140 Sivas/TÜRKİYE Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, 58140 Sivas/TÜRKİYE Afyon Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Harita Mühendisliği Bölümü, 03200 Afyonkarahisar/TÜRKİYE Sivas İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği, 58040 Sivas/TÜRKİYE Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü, 58040 Sivas/TÜRKİYE fpoyraz@cumhuriyet.edu.tr
Özet  Birçok uygarlığın üzerinde geliştiği Batı Anadolu, tarihsel dönemlerde de birçok yıkıcı depremlerin etkisinde kalmıştır. Çalışma bölgesini kapsayan alanda tarihsel dönemde oluşmuş 13 dolayında deprem bilinmektedir. Bu tarihsel depremlerin büyük bir çoğunluğu Gediz grabeni çevresinde yoğunlaşmaktadır. Gediz Grabenindeki tarihsel deprem aktivitesi incelendiğinde, Grabenin batı ucundaki bölgede MÖ. 17 ve M.S. 1592, 1850, 1862 yıllarında, Grabenin doğu ucundaki bölgede ise M.S. 60 ve 494 yıllarında şiddeti VIII’den büyük depremlerin meydana geldiği bilinmektedir. Ayrıca bu belirtilen tarihlerden sonra ise, Grabenin doğu ucunda M=6.5 büyüklüğündeki 28 Mart 1969 Alaşehir Depremi’nin olduğu bilinmektedir. Bu depremin grabenin güney ana sınır fayı boyunca oluştuğu kabul edilmektedir [1]. Deprem sırasında Gediz grabenin Alaşehir-Sarıgöl arasındaki kesiminde 36 km uzunluğunda oluşan yüzey kırığı ve bölgede, depremden sonra nasıl bir deformasyonun devam ettiği bilinmemektedir. DAP-Ç-13-07 ve TÜBİTAK 113Y526 numaralı projeler kapsamında yürütülen çalışmada, iki farklı uzaysal jeodezik teknoloji olan SAR (Yapay Açıklı Radar) interferometrisi ve GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) kullanılarak Alaşehir-Sarıgöl civarındaki güncel deformasyonların izlenmesi amaçlanmıştır. Her iki yöntem de yersel deformasyonların belirlenmesinde ve izlenmesinde gittikçe artan oranda yaygın olarak kullanılmaktadır. İki yöntem ile elde edilecek sonuçların birbirlerine göre üstünlükleri bulunmaktadır. GPS ile yapılan cm-altı duyarlıkta noktasal bazda ölçmeler, yersel deformasyonun yatay bileşenine duyarlıyken (düşey hata yatay hataların yaklaşık iki katıdır), InSAR ile yapılan cm-düzeyindeki alansal ölçümler düşey doğrultudaki yer değişimlerin belirlenmesinde etkili olmaktadır. Bu çalışmada, her iki teknolojinin üstünlükleri birlikte kullanılarak, yersel uzun dönem deformasyonların belirlenmesine yönelik çalışmaların yapılması hedeflenmiştir. Anahtar kelimeler: Deprem, GPS, PS-InSAR
Yayın Yeri Harita Teknolojileri Elektronik Dergisi
Cilt 7
Sayı 1
Sayfa 17-28
Yıl 2015
Türü Makale
Dili Türkçe
İndir Bu makaleyi İNDİR!!!  İndirBu makale 36 kez indirilmiştir.